Gölge Avcısı

Bugün, kasabamızı saran karanlığın izlerini taşıyan bir günlüğü buldum. Bu günlük, bilinmeyen biri tarafından yazılmış gibi duruyor ve sayfalarını her çevirdiğimde insanı yutan bir karanlığın varlığına şahit oluyorum. Günlük kime ait hiçbir fikrim yok fakat seninle paylaşmak istedim, bunu senin de bilmen gerek. Gölgelerin hüküm sürdüğü ve insanların birer birer gölgelerini nasıl kaybettiğini anlatan bir dönem. İşte bu hikayenin sayfaları aynen şöyle...

Günlük Sayfası – 14 Nisan

Kasaba sessizce uyuyor, ancak karanlık bir varlık yavaşça gölgelerden doğuyor. Bu varlığı kasaba halkı kendi aralarında karanlık olarak adlandırıyor. Işığın yerini karanlıkla değiştirerek insanların umutlarını söndürüyor, kasabanın kalbine korku ve umutsuzluk tohumları ekiyor. Gece vakti asla dışarı çıkmamalısın yoksa senin gölgende diğerleri gibi göçüp gider. İşte aynen böyle. Bu varlık – karanlık – insanların gölgelerini çalıyor ve onları derin bir umutsuzluk kuyusuna atıyor. Eğer gölgen yoksa ruhsuz bir şey olup gidersin ve zamanla silinirsin.

Bulduğum günlüğün yazarı, genç bir kız olan Elena’ymış. İçinde, kasabanın karanlıkla savaşmak için bir umut beklediğini yazmış. Elena, cesareti ve içindeki yanan öfke ateşi ile karanlığı yeryüzünden defetmek istiyormuş anlaşılan.

Günlük Sayfası – 21 Temmuz

Bugün kasabaya bir yabancı geldi. Adının David olduğunu öğrendim. David, kasabanın karanlıkla olan savaşında bana yardım etmek için burada olduğunu söyledi. Aramızda güçlü bir bağ oluştuğunu hissediyorum ve birlikte karanlığını yok edebileceğimizi düşünüyoruz.

Günlük Sayfası – 3 Ağustos

David ile beraber, karanlığın izini sürmek için kasabanın etrafındaki ormanlara doğru yola çıktık. Zorlu bir yolculuk oldu, gölgelerin hüküm sürdüğü bu yerde kaybolmamak için dikkatli olmamız gerekiyordu. Ama içimizdeki inanç ve kararlılık, ilerlememize yardım ediyordu.

Günlük Sayfası – 12 Ağustos

Bir mağara bulduk. Işığın giremediği bu yer, korku ve umutsuzlukla doluydu. David , karanlıkla yüzleşmek için hazırdı. Gözlerine baktığımda herhangi bir duygu yoktu, geçmişinde neler yaşadığını bilmiyordum fakat David sanki hep bu anı bekliyor gibiydi.

Günlük Sayfası – 22 Aralık

Karanlığa meydan okumaktan başka seçeneğimiz yoktu. İçimizdeki ışığı, umudu ve sevgiyi kaybedemezdik. David, tüm bunların esas sorumlusuydu ve bizi sadece o kurtarabilirdi. Gözlerinde duygu yoktu. O an anladım ki onun gölgesi de çalınmıştı. Fakat gölgesi çalınan diğer insanların aksine bilinci hala yerindeydi. Amacı karanlığı yok etmek değil, geri almaktı. Bu varlığa her yaklaşmamızda David’in duyguları açığa çıkıyordu. Çünkü tüm bunlara sebep olan karanlık isimli varlık aslında onun kendi gölgesiydi.

Günlüğün birçok sayfası eksik, sanki özellikle kopartılmış gibiydi. Son sayfasında Elena’nın şu cümleleri yer alıyor: David ile ilk tanışmamızda her şeyin sona ereceğine inanmıştım. Beraber çıktığımız bu yolda tüm bunların sorumlusunun o olduğunu kim bilebilirdi ki. En nihayetinde her şey sona erdiği için mutluyum, insanlar artık huzur içinde ve gölgeleri de geri geldi. Ah! David. Bir gün yine karşılaşacak mıyız? Kim bilir…

Paylaş: